11 Ocak 2016 Pazartesi

"Bir masaya oturduğumuzda, tek başımıza ya da kalabalık, aydınlık ya da karanlık, bir masaya oturduğumuzda, yaşamaya da otururuz, lütfen bunu böyle bilin."

27 Aralık 2015 Pazar

Seni çok sevmişim

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Tavanlar üzerime dökülmeye başladı,
ben de bütün gökyüzünü göğsüme çizdim.
Tüm bu acıyı haketmişliğimi
bileklerime nasıl süslesem diye düşünmek,
en gözde intihar biçimimdi.
Okyanusta savaşıp
bir kaşık suda boğuluyorum
Çiçeklerimi
Rengi solmuş vasat bir sahile
Dağıtıyorum.
Sevgilim, acımıyorum.
Kendimi defalarca yakıp
küllerimi savuruyorum.
Göz kapaklarımda,
aidiyatın vaat ettiği çiçek bahçesi akabinde
içinde kaybolunacak muazzam bir mavi taşıyorum
Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin,
biliyorum.
En afili vedamı
yine
kendime ediyorum.
Uzaklar herkes içindir.
Gömüldüğüm sahilden
Sana esiyorum.
Denizine dökülüyorum
Kıyına vuruyorum
Ne demişti Virginia Woolf
"Kimselerin bizden daha mutlu olabileceğini sanmıyorum."
Sevgilim,
beni
karaciğerimden 
şu duvara assan artık diyorum.

2 Nisan 2015 Perşembe

"Seni aralarında olmadığına emin olduğum kalabalıkların içinde aradım"

24 Eylül 2014 Çarşamba

6 Eylül 2014 Cumartesi

Ateş düştüğü yeri yakıyordu ve ben ateşin düştüğü o yerden bir milim uzakta değildim.

I'm gonna follow the sun




Affetmenin sonsuz huzuruna kavuştum.
Yaşamaktan hiç bu kadar haz duymamıştım

9 Mayıs 2013 Perşembe



Israrla minibüse binmiyordum. Minibüsleri sikeyim. Bir şeyler anlatılıyordu. Toplum içinde konuşulması pek etik olmayan şeyler anlatılıyordu. Adın geçiyordu bir kaçında. Dinlemedim zerre umrum degildi.
-Genelde bir bok umrunda olmuyor zaten Cemre
+Telefonum çalıyor telefonumu ver.

Kalabalığın arasından tanımadığım insanlara çarparken aklımda muazzam planlar vardı. Ne olduğunu hatırlamıyorum da şimdi.
"Bana niye cevap vermedin lan? Ne kadar ihtiyacım olduğunu bilmiyor muydun, tutunacak bir dal aradığımı bilmiyor muydun"
"Ya senin bahanelerini sikeyim"

Ne yazık ki her şeyin bir adabı vardır. O seni, senin istediğin gibi sevmiyor.
Görüşme. Arama lan bi daha beni. A-ra-ma.

Akşam mıydı sabah mıydı tam hatırlamıyorum. Biraz sarhoştum sanırım. Ayıkken aşırı ilgi ve şefkat isteğim sarhoşken saldırganlaşıyordu. Beni uyutmayan bazı şeyler var. Bunları sonra konuşacağız. Sevmediğim şeyleri seviyormuş gibi yapmam mümkün değil. Ve karşıma çıkan zorluklardan kaçmak en büyük hobim. Ah yine umursamadım bak gördün mü?
-Cemre sen ne yapıyorsun ya?
+Sus sikerim.

Midem bulanıyordu ve bilen bilir; kusmaktan çok korkarım. Yani anlayacağın, beni görsen öylesine aynıyım ki. Belki biraz daha saçlarım uzadı. Boşlukta süzülmeye devam ediyorum. Senin deyiminle "acınacak haldeyim"

-Cemre yine telefonun çalıyor.
+Açma sakın. Ya da aç. Cemre yok de. Cemre çok farklı kafalarda de. Cemre öldü de.

Bir ara masanın üstüne çıkıp fighter söylediğimi falan hatırlıyorum.
"So i wanna say thank you; Cause it Makes me that much stronger. Makes me work a little bit harder. It makes me that much wiser. So thanks for making me a fighter. Made me learn a little bit faster. Made my skin a little bit thicker. Makes me thet much smarter. So thanks for making me a fighter"

-Ooo hatun söylüyor ya.
+Bana hatun deme.

Bildiğim bir hikayem yok. Çünkü ben 9 yaşındayken hafızamı silmişler. Ordan oraya savruluyor olmam bir çıkış yolu bulduğum anlamına gelmiyor. Kendime düzgün bir son yazamayacağım galiba. Bu hikayenin sonunu sana armağan ediyorum. Afili bir intiharla süsle. Buraya hapsoluşum işlediğim günahlarla alakalı da olabilirdi lakin bunu hiç ayrıntılı düşünmedim. Bazı kurallar vardı. Bazı kurallar hep vardı ve yasak olan her şey bana daha cazipti. Ama yemin ederim, ben, kimsenin, canını, yakmak, istemedim.

-Biri Cemre'yi ayıltsın ya.
+Kendimdeyim.
-Ooo hatun sağlam.

Ben bu çocuğa bana hatun dememesini söylemedim mi lan?

Telefon yine titriyor. İlgilenmem gereken bir adam var. 
"Senin bana cevap vermeme triplerini sikerim".
Yaptığım en iyi şey görmezden gelmek. Yanlışlarımın farkındayım, biraz da yaptığım doğrulardan bahsedelim. Sigaramı söndürdüm. Çünkü ben sigara kullanmıyorum.
"Şimdi uyu. Uyandığında hayatın tüm ihtişamıyla devam ediyor olacak"
Senin uğruna çektiğim tüm acılar teker teker kayboluyordu ve canımı asıl bu yakıyordu. Ama ben ne yaptıysam sana kırgın kaldım. 
Hani beni tüm ciddiyetinle karşına alıp gerçekten artık bir şeyler öğrenmem gerektiğini söylüyordun ya. Olmayınca olmuyordu. Ben de öğrene öğrene bunu öğrendim. Yani demek istediğim öylesine aynıyım ki bir acıyı bile doğru düzgün çekemedim.