14 Ocak 2012 Cumartesi


Göğsündeki izmaritlerin şu biçimsizliğine bak. Tüm kemiklerinden dökülüyordu söylemek istediklerin. Gülüşlerin, sevişlerin, gidişlerin.
Bunca acıya gerek yoktu seni tanıyabilmem için. Zaten son zamanlarda kendin mi olmuştun ne? Yalnızlığı kendimden daha çok sevdim. Önce bilmediğim bir günde oturup bütün anıları yırttım. Konuşarak bir şeyleri boğulmaktan kurtarmanın ne kadar boktan olduğunu anladım.
Hiç bilmediğim bir adam sırtımı sıvazlarken geçmişimi affetmeyi başardım.
Gecelerde bana sesini yükseltişini hatırladım, ağlamadım.
Senden sonra o kadar büyüdüm ki. Bana bağırışlarını hatırladım, ağlamadım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder