7 Haziran 2012 Perşembe


Banklar diyorum. Banklar. Kimsesiz iki kedinin uyuması için ne kadar elverişli.
Numaraları unutuyorum. Günleri ve şarkıları karıştırıyorum. Sanırım öleceğim. Ters yöne gidelim. Ben artık yetmiyorum.
Bana anlattığın onca yalan sözcüğü boyadım. Yine de gerçekçi durmadılar. Geçti. Biliyorum geçti. Sen de biliyorsun ki kediler çoktan büyüdü.
Yanımdan geçip gidiyor birileri. Görüyorlar mı beni? Rüzgar bile çarpmıyor yüzüme ki o kadar başka bir boyuttayım. Yatağımın en ücra köşesinde bir yerdeyim. Aynı zamanda dışarı çıkmışım umarsızca. Aynı zamanda balkondayım. En iyisi bırak beni. Tekrar ettiğin kelimeler belli belirsiz. Ne dediğini anlamıyorum ama hissettiklerini biliyorum: Kimsesiz.
Tarifsiz bir şeyler eksik. Kendim olamıyorum. Ya da kendimle yeni tanışıyorum.
Tarihleri karıştırmaya başladım.
Sanırım öleceğim. Sanırım öleceğim. Sanırım öleceğim.
Yalvarıyorum rüyamda. (reelde değil)
Yalvarıyorum. Savaşı durdursunlar (Hitler benim)
Çok insan öldü diyorum. (karşımda ağır ağır yığılıyorlar yere)
Öldürmeyin diyorum. (Katil benim)
Rüyamda hepsi. Rüyamda (belki gerçektir)
Acı çekerken 40 yaşında oluyorum adeta. Ruhen 40 yaşında oluyorum. Kediler büyüyor.
Olanları sakin karşılayacak kadar olgun değilim. Hiç olmadım.
Çekiyorlar içimden. Çekip alıyorlar. Çekip gidiyorlar.
Şimdi ağla desinler bana. Ağlayamam.
Şimdi sinirden yastıklarımı parçalayamam.
Biliyorsun. Kediler artık büyüdü.
Şimdi sana bensiz geçireceğin günlerin için bir kaç saç telimi bırakıyorum. Biliyorum, beni sevdin.
Şimdi sen de kabul et, belki de bu hayatta başında gelebilecek en güzel şeydim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder