16 Haziran 2012 Cumartesi

Bir şeyler bittikçe kahroluyor insan.
Kaçma.
Kaçmayı deneme bile.
Otur şuraya. Beni dinle. İstediklerim bunlar değildi.
Şimdi anladığını varsayıp devam edeceğim. Zaten hayatım "varsaymak" fiilinin üzerine kurulu.
İstediklerim bunlar değildi.
Bu bir itiraf falan değil. Yeterince açık olmaya çalışıyorum sadece. Ya canını sıkmak istemem ama bu gece biten tek şey sen değilsin. Zamanı bir kereye mahsus olmak üzere geriye alma imkanım olsaydı keşke. Çünkü duyduğum şeyleri asla duymamayı yeğlerdim. Asla.
Aslında şimdi hesap sorulacak kimse yok.
Şimdi nedenini arayacağım bir şey yok.
"Çünkü" her şeyi bir nedene dayandıramazsın. Çünkü bazen olduramazsın. Ne yaparsan yap, olduramazsın.
Zamanında gelmeyen insanlar yüzünden yaşanması olasıyken yaşayamadığın mutlulukların hesabını kimseden soramazsın.
Hayatına geç kalan insanlar için gece yattığında yastığına gömülüp ağlayamazsın.
Söylemiştim.
İmkansızlıkların yarattığı durumlarla hayat geçmezdi. Geçmiyor. Boş yere umut edemezsin. 
Bazen, tanımış olduğun insanların hiçbirine "seni iyi ki tanımışım" diyemezsin.
Hatta seni acıtanlara etmen gereken o iki lafı edemediğin için sadece gülümsersin.
Bazen, gitmek zorunda kalırlar.
Bazen, gitmek zorunda olmasalar bile gider insanlar.
Değişmiş olan şeyler geri gelmez. Ve değişmiş olan şeyler için ağlamak yerine onlara alışmak zorunda kalırsın.
Alışmak. 
Zamanı gelince gitmeyi bilmesi gerekiyor insanın her şeyden önce. Ama sen bazen onca yaşanmışlığı hiçe sayamıyorsun. Saymak zorunda olduğunu bildiğin halde sayamıyorsun.
Öyle günler geliyor ki, bir zamanlar "her şeyim" dediğin insanı yolda görünce kafanı çevirebiliyorsun.
Kaybetmek.
Biraz ağlasan diyorlar, rahatlayacaksın. Ağlasan, susamıyorsun. Susmak istemiyorsun.
"Hayatını kökten değiştirecek bir terkediliş yaşamadığın sürece büyümüş sayılmazsın" diyordu annem.
Ve ben deliler gibi büyüdüm.
Bu gece de arada kalmışlıklar beynimi sikiyor.
Ve tüm bunlar bitti şimdi.
Geçen gün annemle konuşuyordum. "Eskisi gibi olmuyor artık. Kavga etmiyorum, kızmıyorum kimseye" dedim. Gülümsedi. Ben de gülümsedim. Ardından "Ne değişti sence?" dedi.
Baktım suratına.
"Büyüdüm anne." dedim. "Büyüdüm"

4 yorum:

  1. "Zamanı gelince gitmeyi bilmesi gerekiyor insanın her şeyden önce. Ama sen bazen onca yaşanmışlığı hiçe sayamıyorsun. Saymak zorunda olduğunu bildiğin halde sayamıyorsun." ..
    söyleyecek söz bulamıyorum. bu gün ne kadar da benzer duyguları paylaşıyoruz.. çok koyuyor kendi yazamadıklarımı, içimin elvermediklerini başka bloglarda okumak. çözüm nedir, bu işin oluru nedir? bilmiyoruz da söylemiyoruz ya.. zor günler hiç bitmeyecek gibi..

    YanıtlaSil
  2. Bilip de söyleyemediğimiz, kendimize bile itiraf edemediğimiz çok şey var. Hoş, zaten kendimize itiraf ettikten sonra "acı"dan ziyade yaşananları "hazmetmek" kalıyor geriye. Sonra da bir şekilde hallediyor insan kendi içinde

    YanıtlaSil
  3. yasına göre gercekten cok iyi yazıyorsun..

    YanıtlaSil