22 Temmuz 2012 Pazar

Annelerin bir köşede unutulmuş alyansları,


Beyaz tenime yapışan o acıyı hazmettikçe daha kötü bir insan oluyorum. Lekeler bırakıyor vücuduma. Yuvarlak ve derin. Rengi mor.
Ama iyiyim, yalan söylemeyeceğim.
Tanımadığım bilinçlerde dolandığımı bildikçe ellerim titriyor. Alışacağım biliyorum. Çok sürmez. İki gecedir kendimi içinde gizlendiğim küvette ölü buluyorum. Öylesine bir bitiş yaşamışım, rüzgar bile toz parçacıklarını yüzüme vurduğunda acımıyor canım. Artık rüya da görmüyorum zaten.
Ama iyiyim, yalan söylemeyeceğim. Pencerelerimden içeri yağmurlar sızardı. Biz seninle yaşımızdan daha yaşlıydık, hissettiklerimiz bize kamçıydı.
Hayatımda hiç olmamış insanların yokluğunu hissediyorum. Daha çok sevme beni yoksa katili olacağım bütün küflenmiş hislerimin.
Tanrım dönüyor muyum, başka bir yola mı saptım? (Bak bu soruları günde en az sekiz kez tekrarlıyorum da)
Başkasına mı aşık oldum? (İnan bu soruyu ilk kez soruyorum kendime)
Hatırası olan bazı mevsimler geçerken (soğuk bir ocak ayı)
Hatırası olan kelimeler ağızdan bir çırpıda çıkarken (sanki hiç söylenmemiş)
Hatırası olan olaylar (sanki hiç yaşanmamış)
Sanki hiç sevilmemiş amına kodumun yerinde sanki hiç bir yere gidilmemiş gibi.
Trenler geçiyor durmadan. Duraklar geçiyor. İnsanlar gidiyor, geliyor. Aniden çalan sirenler. Kavga eden kargalar. Alçaktan uçan uçaklar. Saat sanıyorum sabahın beşi. Durma öyle kıyıda köşede. Durup delirtme. Hiçbir şey yapmamışsın gibi kenara çekilemezsin.
Sana sigara içme diyordum ya güzel adam. Artık kendi dumanında boğulabilirsin, gerçekten umrumda değil.
Masumiyeti de pisliği de o kadar güzel yakıştırıyorum ki kendime.
İstersem başa dönerim.
İstersem alırım, biliyorsun. Yaparım.
Ve şu an kimin olduğunun da bir önemi yok güzel adam. İstersem seni de, yanındakini de yakarım. Lakin hatırlatmak isterim ki bana verdiğin ve henüz gerçekleştir(e)mediğin sözler var. Ama sana yalan söylemeyeceğim, iyiyim. Artık gerçekten iyiyim.