9 Mayıs 2013 Perşembe



Israrla minibüse binmiyordum. Minibüsleri sikeyim. Bir şeyler anlatılıyordu. Toplum içinde konuşulması pek etik olmayan şeyler anlatılıyordu. Adın geçiyordu bir kaçında. Dinlemedim zerre umrum degildi.
-Genelde bir bok umrunda olmuyor zaten Cemre
+Telefonum çalıyor telefonumu ver.

Kalabalığın arasından tanımadığım insanlara çarparken aklımda muazzam planlar vardı. Ne olduğunu hatırlamıyorum da şimdi.
"Bana niye cevap vermedin lan? Ne kadar ihtiyacım olduğunu bilmiyor muydun, tutunacak bir dal aradığımı bilmiyor muydun"
"Ya senin bahanelerini sikeyim"

Ne yazık ki her şeyin bir adabı vardır. O seni, senin istediğin gibi sevmiyor.
Görüşme. Arama lan bi daha beni. A-ra-ma.

Akşam mıydı sabah mıydı tam hatırlamıyorum. Biraz sarhoştum sanırım. Ayıkken aşırı ilgi ve şefkat isteğim sarhoşken saldırganlaşıyordu. Beni uyutmayan bazı şeyler var. Bunları sonra konuşacağız. Sevmediğim şeyleri seviyormuş gibi yapmam mümkün değil. Ve karşıma çıkan zorluklardan kaçmak en büyük hobim. Ah yine umursamadım bak gördün mü?
-Cemre sen ne yapıyorsun ya?
+Sus sikerim.

Midem bulanıyordu ve bilen bilir; kusmaktan çok korkarım. Yani anlayacağın, beni görsen öylesine aynıyım ki. Belki biraz daha saçlarım uzadı. Boşlukta süzülmeye devam ediyorum. Senin deyiminle "acınacak haldeyim"

-Cemre yine telefonun çalıyor.
+Açma sakın. Ya da aç. Cemre yok de. Cemre çok farklı kafalarda de. Cemre öldü de.

Bir ara masanın üstüne çıkıp fighter söylediğimi falan hatırlıyorum.
"So i wanna say thank you; Cause it Makes me that much stronger. Makes me work a little bit harder. It makes me that much wiser. So thanks for making me a fighter. Made me learn a little bit faster. Made my skin a little bit thicker. Makes me thet much smarter. So thanks for making me a fighter"

-Ooo hatun söylüyor ya.
+Bana hatun deme.

Bildiğim bir hikayem yok. Çünkü ben 9 yaşındayken hafızamı silmişler. Ordan oraya savruluyor olmam bir çıkış yolu bulduğum anlamına gelmiyor. Kendime düzgün bir son yazamayacağım galiba. Bu hikayenin sonunu sana armağan ediyorum. Afili bir intiharla süsle. Buraya hapsoluşum işlediğim günahlarla alakalı da olabilirdi lakin bunu hiç ayrıntılı düşünmedim. Bazı kurallar vardı. Bazı kurallar hep vardı ve yasak olan her şey bana daha cazipti. Ama yemin ederim, ben, kimsenin, canını, yakmak, istemedim.

-Biri Cemre'yi ayıltsın ya.
+Kendimdeyim.
-Ooo hatun sağlam.

Ben bu çocuğa bana hatun dememesini söylemedim mi lan?

Telefon yine titriyor. İlgilenmem gereken bir adam var. 
"Senin bana cevap vermeme triplerini sikerim".
Yaptığım en iyi şey görmezden gelmek. Yanlışlarımın farkındayım, biraz da yaptığım doğrulardan bahsedelim. Sigaramı söndürdüm. Çünkü ben sigara kullanmıyorum.
"Şimdi uyu. Uyandığında hayatın tüm ihtişamıyla devam ediyor olacak"
Senin uğruna çektiğim tüm acılar teker teker kayboluyordu ve canımı asıl bu yakıyordu. Ama ben ne yaptıysam sana kırgın kaldım. 
Hani beni tüm ciddiyetinle karşına alıp gerçekten artık bir şeyler öğrenmem gerektiğini söylüyordun ya. Olmayınca olmuyordu. Ben de öğrene öğrene bunu öğrendim. Yani demek istediğim öylesine aynıyım ki bir acıyı bile doğru düzgün çekemedim.
O olmadan hayatımı muazzam bir şekilde idame ettirebildiğimi görmek, canımı sıkıyordu.

29 Ocak 2013 Salı

Bundan 2 sene önce ilk kez bir rakı sofrasına oturmuştum. "Ben kimse için acı çekmem" demiştim, tam 2 sene sonra bir adamı unutmak için tanrıya dua edeceğimi bilmeden.
Yazdım. İçimden ne geliyorsa yazdım. Sayfa sayfa yazdım.
Yapmam dediğim her şeyi yaptım.
Hazmedemem dediğim her şeyi yuttum.
Çok ağladım.
Çok dua ettim.
Çok sabrettim.
Ben onun için kendimi yaktım, kendimden oldum.
Değiştim.
Değiştirdim.
Sonra kendim oldum. Canını yaktım.
Aynı hataları defalarca yaptım.
Onu bir kez yakabilmek uğruna on kez yandım.
Ne kadar çok sevdiysem o kadar çok küfrettim.
Güldüm.
Gülüp geçtim.
Gülüp geçemedim.
Ne kadar çok verdiysem, o kadar az aldım.
Ortada hiçbir şey yokken maffetti her şeyi. Ciddi anlamda ben suçsuzken, ciddi anlamda hayatımda ilk kez biri için çabalıyorken, ciddi anlamda birini umursuyorken,
Beni yarı yolda bıraktı.
Ne zaman üzüleceğime o karar verdi.
Beni öldürdü.
Öldürüp diriltti.
O küçük beyni ona öyle emretti çünkü.
Yapma dedim. 
Yapamazsın dedim.
Ne zaman üzüleceğim benim kararımdı ve bu kararı sadece ben ve keyfim verebilirdik.
Bu benim sorunumdu, benim derdimdi.
Bin parçaya bölünmüş, dağılmış hissediyorum. Bir yerlerde kaybolmuş hissediyorum.
Ağlatıyorum, ağlayamıyorum.
Artık kimin haklı, kimin haksız olduğunun bir önemi yok.
Zaten sarhoşum. Gene bi yere bağlayamadım. Emeği geçen herkesin Allah belasını versin.

12 Ocak 2013 Cumartesi

ben açık oynarım

İyi ki varsın. İyi ki benimlesin. Tamam.
Yanında çok mutluyum, huzurluyum, heyecanlıyım. Tamam.
Gülüyorum, eğleniyorum. Tamam.
Seviyorum. Tamam.
Fakat,
Beni kaybetmeyi göze aldığını hissedersem, ki bunu hissetmem için somut bir olaya ihtiyacım yok, beni kaybetmen için elimden geleni ardına koymam.
Sana yemin ederim,
Umrumda.
Bile.
Olmaz.

4 Ocak 2013 Cuma

-Yazmak istedim.
-1 haftadır huzurdan başka bir şeyle uyumuyorum.
-Bu gün hayatımda ilk kez bir adamın isteklerine ket vurabilmek için karşımda kıvranışını izledim.
+Cemre bakma bana şöyle kedi gibi.
-Bu taktik hep işe yarar.
-İlk kez birinin beni iliklerime kadar tanıdığını, bir sonraki hamlemi rahatlıkla tahmin ederek elimi kolumu bağlayabileceğini farkettim.
-Bu gün ilk kez birini kandırmamaya söz verdim.
+Bana ne istediğini söyle. Çünkü sen hep istersin. Hep sen istersin. Ben yaparım.
-Yine ben istedim.
-Yaptıklarımın hepsi tüm yakın ve uzak çevremi darmadağın eden bir fırtına.
-Ben sana ne istediğini sormadım ki. Ben her yolu deneyeceğim. Acele etmeden, sindirerek.
-Zamanla diyordu, zamanla geçecek. Zamanla alışacağız. Bu gün ilk kez bir adamın bana "güvenebilmeyi" her şeyden çok istediğini farkettim.
-Vicdan azabı, diyordu. Geldin, çünkü her gece vicdanının beynini kanatmasından sıkıldın.
-Bencil isteklerimin, arzularımın, tutkularımın yarattığı bu gerilime dayanamıyorum.
-Savaş benimle. Bu round benim. Henüz bitti demedim. Ben bitti demeden bitmez.
-Yolun ortasında bağırıyordu bana. "Neden canımı bu kadar yaktın lan?"
-İnsanların canını yakmak kolaydır. Sevdiklerinin canını yakmak daha kolaydır.
-Bu gün ilk kez düştüğüm kuyudan kurtulmaya karar verdim.
Bir şey okumuştum bir yerde. "İnsan kendi canı yandıkça başkalarıyla hesaplaşır"
Diye düşünüyordum kafam camda. Duraklar geçiyordu. İnmiyordum.
Ben dedim. "Hayatını saçlarımın rengine boyamaya geldim" İlk kez bu kadar kendimden emindim
Üzgünüm, bu round da benim. Ben artık daha iyi bir adamın kedisi olmaya geldim.